12 Aralık 2013 Perşembe

Doğaç'ın kar keyfi :)

       O kadar biriken post var ki bugünü bari geciktirmeden yazayım dedim. Malum kar kış geldi çattı her yere. Tabi Boyabat'a da yağdı kar. Her yer bembeyaz o kadar güzel oldu ki. Geçen kış hiç yağmamıştı buraya kar. Zaten kaç senedir de doğru düzgün yağmıyormuş. Bu sene acaba yağar mı derken bu sabah baktık ki bembeyaz gelin gibi olmuş boyabat. Ve tabi her kar yağışında beklendiği gibi okullar 2 gün tatil :) Biz tabi bu duruma çok sevindik. Babamız 2 gün bizimle çünkü :)
       Doğaç karla henüz tanışmamıştı. Doğduğu sene yağdı ama Kasım doğumlu çok küçüktü o zaman. Geçen kış hiç yağmadı. Bu kış çok hevesim vardı şehir merkezine yağmasa bile Ilgaz'a gidecektik. Gerçi ben Doğaç'a 5 haftalık hamileyken Ilgaz'da kayak yapıyordum bilmeden oradan da bir tanışıklığı var oğlumun karla :) Neyse bugünün de tatil olması vesilesiyle babamızla beraber kar topu oynamaya çıktık. Evimiz anayol üzeri olduğu için okulumuzun bahçesine gittik. Yağan karı izlemek Doğaç'ın çok hoşuna gidiyordu ama acaba üzerinde yürüyünce, dokununca ne yapacak çok merak ediyordum. Gerçi her çocuk gibi onun da hoşuna gideceğini düşünüyordum. Beklediğim gibi de oldu. Doğaç karı çok sevdi, karla oynamak çok hoşuna gitti. Arkadaşlarımız da bize katıldılar. Onlarla beraber çok eğlendik. Etrafta kaymak için birşeyler ararken araba lastiği bulduk. Çocuklar çok eğlendiler. Hele Doğaç bir lastik canavarı olarak sürekli kaymak istedi. Oyuncak arabalarının lastiklerini çıkarmayı çok seviyor :) Kar güzel şey özellikle çocuklar için. Soğuk ama bir o kadar da eğlenceli ;) İşte bugünden resimler ;)



















Birlikte "bebeklerde alerji" konusunun detaylarına iniyoruz


Bir çok okuyucumun konuyla ilgili gelen soruları üzerine ‘bebeklerde alerji’ konusuna eğilmeye karar verdim. Alerji, değişen yaşam koşullarıyla birlikte son dönemlerde dünya çapında giderek artan bir durum. İstatistikler sizi korkutmasın ama günümüzde yaklaşık her 10 kişiden 3-4’ünün yaşamlarının bir döneminde alerjiden etkilendiği biliniyor.

Peki, alerji nedir? Alerji; bağışıklık sisteminin birçok insanı rahatsız etmeyen bazı maddelere karşı normalden farklı olarak verdiği tepkilerdir. Alerjisi bulunan kişilerin bağışıklık sistemi vücuda giren maddeyi zararlı olarak algılıyor, ve zararlı olmayan maddeye tepki vermeye başlıyor. Bu durum, döküntü, kızarıklık, kaşıntı, hapşırık gibi rahatsız edici belirtilere ve bazen şok gibi çok tehlikeli olabilen durumlara da neden olabiliyor.

Bebeklik ve çocukluk döneminde en sık rastlanan alerji tipi besin alerjisi. Besin alerjisinin de çeşitli türleri var. Bebeklerde en sık rastlanan besin alerji tipi ise inek sütü alerjisi.

Anneler dikkat; anne, baba veya kardeşlerinde alerji olan bebeklerde alerji gelişme riskinin daha yüksek olduğu biliniyor. Ailesinde alerji olan 10 bebekten 6-7’si büyük ölçüde alerji riski taşıyor.

İnek sütü alerjisi olan bebeklerin doktorları izin verene kadar inek sütü veya keçi gibi diğer hayvanların sütlerini içeren hiçbir gıda tüketmemeleri gerekiyor. Bu konuda çok hassas olmak şart, bu nedenle bebeklerini emziren annelerin süt ve peynir, yoğurt  gibi süt ürünlerini tüketmemeleri, doktorlarının önerdiği gibi beslenmeleri kritik önem taşıyor.

Bebekler, inek sütü içeren bir besin aldıklarında gaz sancısı, kusma, ishal veya kabızlık, dışkıda kan gibi sindirim şikayetleri; kızarıklık, kaşıntı, döküntü gibi cilt şikayetleri ; hapşırık, burun akıntısı, hışıltılı solunum ve nefes darlığı gibi solunum sıkıntıları yaşayabiliyor. Bu can sıkıcı belirtiler,  bebeklerde aşırı ağlama, huzursuzluk, yüz, gözler ve dudaklarda şişmeye ve bebeğin kilo alamamasına da sebep olabiliyor.

Bu belirtiler ile karşılaşan annelerin, bir an önce vakit kaybetmeden doktorlarına danışmaları gerekiyor.

Anneler çok iyi bilirler, ülkemizde uzun zamandır inek sütü alerjisi konusunda annelerin güvenerek bilgi edinebilecekleri bir kaynağın eksikliği duyuluyordu.

Artık inek sütü alerjisi başta olmak üzere besin alerjisi ile ilgili daha fazla bilgi edinmek, bebeğinizin alerji riski taşıyıp taşımadığını öğrenmek için www.bebekvealerji.com websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Vakit kaybetmeden siteyi inceleyin, problem yaşayan diğer annelerin hikayelerini dinleyin ve uzman videoları yardımıyla giderek artan alerji problemi hakkında kendinizi bilinçlendirin.

http://www.bebekvealerji.com/AlerjiNedir.aspx
http://www.bebekvealerji.com/OzamanNeYapalim.aspx
http://www.bebekvealerji.com/HekimlerNeDiyor.aspx
http://www.bebekvealerji.com/Default.aspx?prm=ailelernediyor
http://www.bebekvealerji.com/AlerjiTesti.aspx

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Aralık 2013 Cumartesi

Havuçlu, cevizli, tarçınlı kek :)

          Kek, kurabiye yapmayı oldum olası çok severim. Küçükken annemler evden gider gitmez tarif kitaplarını bulur, malzemeleri hazırlar kurabiye yapardım. Annem her beni yalnız bıraktığında evde tembih ederdi bak sakın fırını açma diye ama ben durur muyum döndüklerinde onları mis gibi kurabiye kokularıyla karşılardım :) Hele de mevsimlerden kışsa kek yapmak kaçınılmaz oluyor tabi. Ben de dün akşam dedim bir kek yapayım hem Doğaç da çok seviyor hem de televizyon karşısına geçip yanında kahveyle yemesi pek keyifli oluyor :) sıcağı sıcağına da buraya tarifini ekleyim dedim. Şimdiden herkese afiyet olsun ;)


        Malzemeler;
   
    - 3 yumurta
     - 2 su bardağı şeker 
     - 1 su bardağından az sıvı yağ
     - 1 su bardağı süt
     - 1 su bardağı rendelenmiş havuç
     - 1 su bardağı dövülmüş ceviz
     - 1 paket vanilya
     - 1 paket kabartma tozu
     - 1 tatlı kaşığı tarçın
  
       Üzeri için; 
  
    - Pudra şekeri

         Hazırlanışı; 
  
    Öncelikle yumurtaları ve şekeri mikserle bembeyaz köpük olana kadar iyice çırpıyoruz. Daha sonra sıvı yağı, sütü, vanilyayı ekleyip biraz daha karıştırıyoruz. Bu karışıma havucu ve cevizi ekleyip tekrar karıştırıyoruz. En son unu ve kabartma tozunu ekleyip mikserin en düşük devrinde çok az karıştırıp daha önceden yağladığımız kalıbımıza döküyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yaklaşık 35 dakika pişiriyoruz. Ama her fırın aynı olmayabilir bu nedenle bir kürdan yardımıyla pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz. Bunun için kürdanı kekin herhangi bir yerine batırıp temiz çıkıp çıkmadığına bakmanız yeterli olacak. Eğer temizse kekimiz pişmiş demektir. Fırından çıkardıktan sonra biraz soğumasını bekleyip kalıptan çıkarabilirsiniz. Kekimiz soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz. 

                                 AFİYET OLSUN :)

10 Kasım 2013 Pazar

Fikirler Ölmez..

       Rahmetle, minnetle, şükürle anıyoruz Atam seni. Fikirlerin hiçbir zaman ölmeyecek!!



3 Kasım 2013 Pazar

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı..

        Bu postu gününde yazmak isterdim ama fırsat bulamadım. Benim için çok önemli günlerdendir 29 Ekim. Aslında resmi bayramlar çocukluğumdan beri hep önemli ve özel günler olmuştur benim için. Annem ve babam öğretmen olunca bu kaçınılmaz oluyor sanırım. Annem ilkokul öğretmeni benim. Hatırlıyorum her resmi bayrama çok özenle katılırdı. Giyeceği kıyafeti günler öncesinden hazırlar, bayram sabahı mutlaka kuaföre giderdi. Sadece annem değil bütün öğretmen arkadaşları böyleydi. Bana da anlatırdı günün anlam ve önemini. Babam da ortaöğretim matematik öğretmeni. O da giyeceği takım elbisesini önceden hazırlardı hala öyle. Her zaman giydiği takımlarla bayramda giyeceği farklı olur. Sanki o günler daha bir güzel, daha bir özeldi. Bayramlar da daha coşkulu kutlanıyordu. Herkese mi öyle geldi bilmiyorum ama ben bu 29 Ekim'de öyle hissettim.
          Ailem beni müthiş bir Atatürk sevgisiyle büyüttü. Bu yüzden onlara minnettarım. İçimde öyle bir Atatürk sevgisi var ki kelimeler yetmez anlatmaya. Her 10 Kasım'da ağlarım. Ağlamak mıdır sevginin göstergesi tabii ki hayır ama ben öyleyim işte tutamam kendimi ağlarım. Keşke diyorum keşke çıkıp gelse mümkün olsa da gelse. O yüzden ben de Doğaç'a elimden geldiğince bu sevgiyi aşılayacağım. Çocuğumu Atatürkçü, ilerici, çağdaş, modern, çalışkan bir birey olarak yetiştirmek hedefim. Öncelikle Atatürk'ü öğreterek başladık. İlk öğreten de anneannesi oldu. Şimdi Atatürk resmini gösterip "bu kim" diye sorduğumuzda Atatürk diyor :) 
         Geçen bayramlarda Doğaç daha küçüktü o yüzden çok fazla anlamıyordu tabi ne olduğunu ama bu 29 Ekim'de aldığımız küçük bayrağı eline verdiğimizde  o kadar mutlu oldu ki bayram boyunca elinden bırakmadı. Bu arada bu bayrama dedesi özellikle Doğaç'ı getirmemizi istedi. Doğaç bayram yerinde dedesini görünce önce şaşırdı sonra çok sevindi. Hemen dedesinin kucağına gitti. Dedesi de tabi Doğaç'ı hemen öğrencilerinin yanına getirdi. En önden şaşkınlıkla izledi bayramı minik erkeğim. Folklor gösterilerinde müziğe eşlik etmeyi de unutmadı tabii. Ama uyku saati gelince astı suratını, kucaktan inmek istemedi. O günden kareler var aşağıda. Atam sen rahat uyu, biz senin bekçileriniz. Bu vatan kolay kazanılmadı, Türkiye Cumhuriyeti kolay kurulmadı. Nice 90 senelere...


















Yağmurda Oyun Keyfi

Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.

Gelelim Tchibo’nun bu haftaki temasına; Yağmur Zamanı. Evde battaniye altında bir fincan kahveyle camdan yağmuru izlemek çok zevkli, evet. Peki her dakika dışarıda olmak isteyen çocuklar? Su ve kir geçirmeyen doğayla dost Ecorepel ürünler, su ve kir tutmayan BIONIC FINISH ECO malzemeden kumaşlarla yağmur çamur demeden çocuklarınızla sokağa çıkmaya hazırsınız!

Yağmur Zamanı temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama yağmur kıyafetlerinde çocuğunuzun sağlığına öncelik veriyorsanız, aradığınız ürünleri bu temada bulacaksınız.

Yağmur Kıyafetleri denince akla ilk gelen yağmurluk oluyor tabii. Sizin için bele hafif oturan, kırmızı ve lacivert renk seçenekleriyle şık bir yağmurluk, çocuğunuz için dünya tatlısı desen ve renklerde Termal Çocuk Yağmurluğuyla mükemmel bir anne-çocuk olacak ve herkesin ilgisini çekeceksiniz. Daha da soğuk havalarda çocuğunuz için çok havalı bir Termal Mont, Örgü Bere ve Şal takımıyla onu soğuktan koruyabilirsiniz. Bu arada kendinizi de ihmal etmeyin ve 3’ü 1 arada şık bir mevsimlik monta dolabınızda yer açın.

Yağmur Zamanı temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Aynı zamanda 444 28 26 numaralı Telefonla Sipariş Hattı’ndan da alışveriş yapabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) sayfasını beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

25 Ekim 2013 Cuma

Pişiksiz Bebek Demek Bepanthol Pişik Merhemi Demek

2011 yılının kasım ayında anne oldum ben. O zamana kadar bebek ve bebeğe dair denince sadece sevildiği kısımla ilgileniyordum. Bebekle ilgili olarak tek bildiğim şey buymuş anne adayı olunca anlamaya başladım ne çok şey öğrenmem gerektiğini.

Bebek ürünleri hakkında yavaş yavaş bilgi edinmeye başladığım dönemde tanıştım ben Bepanthol Pişik Merhemi ile. Öğrendiğim her markanın içerdiği maddelere dikkat ederim ben. Bepanthol için de aynısını yaptım ve içerdiği 7 İDEAL ÖZELLİĞİ okuyunca başka bir arayış içinde olmamam gerektiğini anladım.

• Koruyucu madde içermemesi
• Parfüm içermemesi
• Antiseptik içermemesi
• Nem kapasitesinin iyi durumda tutulması
• Etkililiğinin ve güvenilirliliğinin bebekler üzerinde yapılan çalışmalar ile kanıtlamış olması
• Potansiyel zehirli maddeler içermemesi
• Katkı maddesi içermemesi

Ben katkı maddelerine karşı hassas yaşamaya özen göstermeye çabalayan bir anneyim bunları okumak ve öğrenmek bana yetti gerçekten.

Ayrıca bebeğimi beklediğim o hassas dönemde çevreme sorduğum kişilerin deneyimleri de önemliydi benim için. O kadar çok kişiden bu markayı duymak gerçekten önemli olduğunu hissettirdi bana.

Bunu yaşayıp öğrendim. Her bez değişiminde kullandığım bu merhem sayesinde hiç pişik sorunu yaşamadık biz kızımda, evde ve bebek çantamızda her daim bulundu bu merhem. Bepanthol Pişik Merhemi nemlendirici özelliğiyle pişiğin bakımını yapıyor ve sonrasında cilde nefes aldıran koruyucu özelliğiyle pişiği önlüyor. Cildi nemli, pürüzsüz ve yumuşak tutarak doğal bir bakım süreci oluşturuyor. Şeffaf yapısı sayesinde, bebeğimin ince ve hassas cildinin nefes almasını sağlayarak çiş ve kaka gibi tahriş edici maddelerden ve sürtünmeden koruyor.

Yapışkan olmayan yapısıyla da bebeklere ekstra rahatlık, annelere de kolay temizleme imkanı sunuyor. Sitesine( www.bepanthol.com.tr) girip kendisi hakkında daha detaylı bilgilere de ulaşmanız mümkün.Temin etmek de zor olmuyor her eczanede rahatlıkla bulunabiliyor.

Şu an ikinci kez anne olmaya hazırlanıyorum, oğluşum içinde öncelik olarak bu merhemin kullanımına dikkat etmeyi düşünüyorum.

Bana soran herkese de şiddetle tavsiye ediyorum.


İçerik: http://serraninannesi.blogspot.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

8 Ekim 2013 Salı

Teknoloji Harikası Yataklarda Büyük İndirim...

İyi uykunun, sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından biri olduğuna inanan İşbir Yatak, herkes sağlıklı uyusun diye yaptığı Büyük İNDİRİM KAMPANYASI ile 2013 yılına damgasını vurdu...



Yaşamımızın 3’te birini uykuyarak geçiriyoruz…

Uyku, nefes almak, yemek yemek ve su içmek gibi sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Vücudun kendisini yenilediği dönemdir. Bu yenilenmeye izin vermezseniz bedeniniz ruhunuzdan önce yaşlanır. İyi yaşamanın, huzurlu ve sağlıklı olmanın yolu, her şeyden önce iyi bir uykudan geçer. İyi bir uyku içinse doğru yatağı seçimi çok önemlidir. Doğru bir yatak, vücudun doğal omurga eğrisini korumasına yardımcı olurken, yanlış seçilmiş bir yatakta uyumak, kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde baskı yaparak bel ve sırt ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Yaşamımızın 3’te birini geçirdiğimiz uyku ortamı aslında en fazla yatırım yapmamız gereken alanlarından biridir.

İşbir Yatak, uyku sağlığının sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden olduğu inancıyla, yatak ve uyku konforuna dair kaliteli, sağlıklı ve teknolojik ürünler üretiyor. İlk olarak NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle, 5 yılı aşkın ar-ge faaliyetlerinin ardından, yatak sektöründe devrim niteliğindeki “VİSKOELASTİK AKILLI YATAK VISCOSTAR”ı üreten İşbir Yatak uyku sektörüne kazandırdığı diğer teknolojilerle de, Türkiye’de yatak sektöründe kalite ve sağlık bilincinin hızla ilerlemesinde önemli role sahip.


Güne dinlemiş, dinç, keyifli ve mutlu hissederek başlamak için kaliteli uykuyu seçin...

Son yıllarda uyku konforuyla ilgili artan sağlık bilinciyle birlikte tüketici eğilimlerinin değişim gösterdiği gözlemleniyor. Günümüzde artık tüketici yatmak için herhangi bir yatak seçmek yerine, özellikleriyle kişisel ihtiyaçlarına en doğru çözüm olacak bir ürün seçmeyi tercih ediyor. Tüketiciler, yatağın bir sağlık ürünü olduğu farkındalığı ile, tercihini, ucuz ve sağlıksız ürünlerden, özellikli ürünlere kaydırmaya başlamış durumda.


Sağlıklı bir uyku için gereken tüm teknolojiler İşbir Yatak’ta…

İşbir Yatak, misyon olarak benimsediği, “dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte etme” ilkesi doğrultusunda, ürettiği üstün teknoloji yataklar ile sağlığına ve konforuna önem verenlerin birinci tercihi. Kullandığı “açık hücreli visko teknolojisi”, sadece İşbir Yatak için Türk mühendisleri tarafından üretilen patentli “polimer yay teknolojisi”, tüm yataklarda kullanılan ve ultra hijyen sağlayan lisanslı “Quallofil® Allerban®” dolgu teknolojisi, yatakların lavanta kokmasını ya da A,C ve E vitamini deposu olmasını sağlayan özel “nanoteknoloji” ile üretilmiş yatak kumaşları, anti-stres etkiye sahip yatak, at saçı yatak, hindistan cevizi özlü yatak, masaj yapan yatak, sporcular için özel nem tutmayan, dolayısıyla uykuda terleme sorunu önlemeye yardımcı olan yatak, yatak kliması gibi yeniliklerle, her anlamda ve her zaman pazarda yatak modasının öncüsü konumunda.


Teknolojik yatak denince akla ilk olarak İşbir Yatak geliyor....

İşbir Yatak, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında konusunda uzman kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde olmaya devam ediyor ve ürünlerinde kullandığı tüm teknolojileri laboratuvarlarda test ettirip sertifikalandırıyor.

İşbir Yatak’tan “herkes sağlıklı uyusun” diye, yatak sektöründe yıla damgasını vuran büyük İNDİRİM KAMPANYASI


*VISCOSTAR Viskoelastik Akıllı Yataklarda %30 (ErgoPlas Polimer Yaylı Viskoelastik Akıllı Yatak hariç), Pocket Spring Paket Yaylı Yataklar (Elite Pocket Ergonomik Ortopedik Paket Yaylı Yatak hariç) ve Lateksit Ergonomik Yaysız Yatak grubundan CocoDream Hindistan Cevizi Lifli Organik Yatak ve Troia At Saçı Yatakta %20 indirim yapılmaktadır. Diğer tüm yataklarda (Açelya, Ekoyat ve bebek yatakları hariç) tek kişilik yataklara 1 adet, cift kişilik yataklara 2 adet Promed yastık bedelsiz olarak verilmektedir. Kampanya, 1 Eylül – 31 Ekim 2013 tarihleri arasında kampanyaya katılan İşbir Yatak Uyku Merkezleri’nden yapılan alışverişlerde geçerli olacaktır.

**Görselde, kampanya kapsamındaki  Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak  kullanılmıştır.

***Görselde belirtilen fiyat Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak için tavsiye edilen KDV dahil peşin fiyattır. Bu tutara baza ve başlık dahil değildir. (Görseldeki baza seti: Neruda Set – Döşeme: efes – Renk: antrasit düz )

Unutmayalım... Hayatta bize sunulmuş en güzel hediye, yeni bir güne uyanmaktır...

İşbir Yatak


Online sipariş verebileceğiniz web sitemiz: www.isbiryatak.com

Bizi takip edin, kampanyalardan ve yeni ürünlerden ilk siz haberdar olun.
www.facebook.com/isbiryatak
www.twitter.com/isbiryatak


Bir bumads advertorial içeriğidir.

12 Eylül 2013 Perşembe

Ton Balıklı Makarna Ama Biraz Farklı :)

         Bu makarna eşimle benim favori yemeğimizdir aslında. Doğaç doğmadan önce çok sık yerdik. Alırdık tabaklarımızı elimize, filmimizi de açardık ohhh :)) Bu makarnanın tarifini mersinli bir arkadasım vermişti. İsmi Ezgi. O nerden aldı bu tarifi bilemiyorum. O yüzden ondan başka kaynak da gösteremiyorum. Şimdi gelelim makarnamızın tarifine.
    
      Malzemeler;

         1 paket penne makarna 
         1 kutu mısır
         2*160 gr ton balığı
         4 adet konserve közlenmiş kırmızı biber 
         6-7 adet kornişon turşu
         2 diş sarımsakö
         5-6 yemek kaşığı mayonez
         1 tatlı kaşığı hardal (isteğe bağlı)

     Hazırlanışı; 
        
           Makarnayı haşlayıp süzüyoruz. Rendelediğimiz 2 diş sarımsağı makarnamız sıcakken içine atıp karıştırıyoruz. Ayrı bir yerde közlenmiş kırmızı biberleri küp küp doğruyoruz ve makarnamıza ekliyoruz. Mısırımızı, ton balığımızı, küçük küçük doğradığımız kornişonlarımızı da ekledikten sonra karıştırıyoruz. Son olarak mayonezimizi ve hardalımızı ekleyip karıştırıyoruz.İşte bu kadar. Ton Balıklı makarnamız hazır :) Biz eşimle hardal eklemeden yapıyoruz. Siz de damak tadınıza göre karar verirsiniz. Diğer malzemeleri de arttırıp azaltabilirsiniz. 
    
                               AFİYET OLSUN :)




8 Eylül 2013 Pazar

Gezmeler :)

          Saat 03:00 ve benim bu saatte post yazasım tuttu :) Bugün neler yaptık onlardan bahsedeyim dedim ben de. Bol resimli bir post olacak bu seferki :)
          Her çocuk gibi Doğaç da gezmeyi çok seven bir çocuk. Bütün gün dışarda olsa rahatsız olmaz o derece. Biz de soğuk havalar gelmeden bol bol dışarı çıkıyoruz. Her haftasonu Gerze'ye geliyoruz zaten. Memleketim diye demiyorum havası bir başka buranın. Eylül ayının gelmesiyle sonbahar kendini baya hissettirdi, sıcaklıklar düştü. Şansımıza bugün Gerze'de hava çok güzeldi. Dışarı çıkınca önce biraz bisikletimizle gezdik. Daha sonra denize karşı bir cafede oturup çayımızı yudumladık. Gerçekten deniz gibisi yok. Önceden hiç anlamazdım değerini. Boyabat'a taşındıktan sonra resmen burnumda tüter oldu. Cafenin sahipleri Doğaç'ı çok sevdiler.  Bir baktık oynaması için araba vermişler. Doğaç tabii çok mutlu oldu. O ara baktık uykusu geliyor hadi dedik eve gidelim. Eve yaklaştık arabada uyuyakaldı. Eve çıksak kesin uyanacak. Ben de söz konusu Doğaç'ın uykusu olunca çok titizleniyorum. En iyisi dedik arabasına koyalım, o uyurken biz de sahilde oturalım. İyi ki de öyle yapmışız. Bu sayede sahilde yeni bir çay bahçesi keşfettik. Denize sıfır konumda, çok güzel bir yerde. Orada denize bakarak Doğaç uyanana kadar oturduk. Doğaç uyanınca da evimize geldik. Evimiz diyorum ama annemlerin evi :) 
          Evet bugün bizim günümüz böyle geçti. Her günümüz böyle güzel ve mutlulukla geçer inşallah. Şimdi sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum ve uyumaya gidiyorum. İyi geceler ;)

 


27 Ağustos 2013 Salı

Doğaç'ın Uyku Düzenini Nasıl Oluşturdum?

       Merhaba :) Aslında uzun zamandır bu konu hakkında bir post yazmak istiyordum ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Çoğu annenin bu konuda dertli olduğunu biliyorum. Doğaç doğmadan önce ve doğduktan sonra bebeklerin uyku düzenini oluşturma konusunda baya araştırma yaptım aslında. Sizlere de gerek okuduklarım, gerek tecrübelerimle uyku düzenini oluşturma konusunda fikirler vermek istedim.
        İlk günler her anne gibi ben de telaşlıydım. Kolay değil bir bebek dünyaya getiriyorsunuz. Neyi nasıl yapmalıyım diye bir telaş sarıyor. Doğumdan önce herkes bana bu iyi günlerin, bol bol uyu deyip duruyordu ve ben çok sinir oluyordum. Bebeğim doğduktan sonra ne kötü olabilir ki. Tabi ki kolay değil bir bebek doğuruyorsunuz, tabi ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunlara kesinlikle hazırlıklı olmak gerekiyor. Ama ben hiç bir zaman öyle düşünmedim. Çünkü uyumayan bebekler olduğu gibi düzenli uykusunu uyuyan bebekler de olduğunu biliyordum. Peki dedim acaba fark ne? Ne oluyor da uyumuyorlar? Tabi bazı bebekler ne yaparsanız yapın uyku konusunda çok dirençli oluyorlar onları ayrı tutuyorum. Ben o yönden şanslıydım. Doğaç uyguladığım rutine uyum sağladı. Peki ben nasıl bir rutin uyguladım?? Bu rutin konusunda Tracey Hogg'un kitabından çok faydalandım. Anne olacaklara ve yeni annelere bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.

 

          Peki bu kitapta neler var? Nelerden bahsediyor? Uyku düzenini nasıl oluşturmamızı söylüyor? 
          Öncelikle bebeğinizin ayına göre uyku ihtiyacının ne kadar olduğunu bilmelisiniz. Bunu bilmek, gece uyku düzenini oluşturmak için çok önemli. Kitapta bebeğiniz ayına göre uyku ihtiyacını gösteren tablolar var. İkinci önemli olan ise bebeğinizi çok iyi gözlemlemelisiniz. Bebeğiniz uykusu geldiğinde mutlaka bunun işaretlerini gösterecektir. İlk esnediğinde yatağına yatırmanız ve uyutmanız gerekiyor ki sonradan uykusu dağılmasın. Bu aslında bizler de için de geçerli yani kendinizi düşünerek de bunu çözebilirsiniz. Daha sonra bebeğinizin sabah kaçta kalktığını ne zaman acıktığını, uykusunun tekrar ne zaman geldiğini gözlemleyip aklınızda tutmaya çalışın ya da not alın. Göreceksiniz her gün aynı saatlerde uykusu geliyor ve siz de bebeğinizi, uyku işaretlerine dikkat ederek aynı saatlerde yatırmaya çalışın. Bu şekilde bebeğinize bir rutin oluşturmuş olacaksınız. Bir diğer konu uyurken uyandırıp emiyorsa emzirme ya da mama verme. Ben hiç bir zaman Doğaç'ı uyandırıp emzirmedim. Yeni doğduğunda bile. Kendisi zaten acıktığı zaman uyanıyordu. Gününde doğmuş bir bebekti ve 2-3 saatte bir kendisi istiyordu emmeyi. Geceleri de gündüzleri de aynı şekilde yaptım. 6 ay sadece emzirdim. Şimdi 21 aylık hala emziriyorum. Yani emmeyi bırakır diye korkmayın :) aç da kalmıyor Doğaç'ı 6 aylık olduğunda gören doktorumuz mamayla beslediğimi zannetmişti. :) Kitaba göre bebekler 4 aylıktan itibaren 6-8 saat , 8 aylıktan itibaren 12 saate kadar aç kalabilirler. Ben de buna dayanarak gece emzirmelerini aza düşürdüm. Mesela Doğaç'ı yatırdıktan sonra kısa aralıklarla uyandıysa bu zamanlarda hep babamız ilgilendi. O gittiğinde yanına hemen uyuyordu zaten. Ama ben gidersem hemen emmek istiyordu. Bu durum bir süre sonra iyice alışkanlık haline gelecekti ki bu emme istekleri de öyleydi. Açlıktan olsa babası gittiğinde uyumazdı. Bu şekilde uykularının bölünmesini de engelledik. 
        Sonuç olarak Tracey Hogg'un kitabını kesinlikle edinmelisiniz. Ben çok yararını gördüm umarım sizlerin de işine yarar.
        Uykuya etki eden diğer faktörler de şöyle; bebeğinizin altını gece değiştirmeyin. Doğaç 21 aylık oldu daha bugüne kadar uykusunda hiç bez değiştirmedim. Kaka zaten yapmıyor geceleri o yüzden hiç gerek yok. Bir de gece uyandı diyelim ışığı kesinlikle açmayın ki uykusu dağılmasın. Doğduğu ilk günden itibaren geceyi gündüzü öğrenmesini sağlayın. Bunu da gündüz sesli-ışıklı ortamda uyutarak, gece ise sessiz ve ışıksız ortamda uyutarak sağlayabilirsiniz. Bebektir anlamazdır demeyin. Doğaç eve geldiği ilk günden itibaren akşam hava karardığında sessiz-ışıksız bir ortamda durdu. İlk günler salonda bizim yanımızdaydı ama biz Tv'nin sesini hep kıstık ya da açmadık, oda ışığını kapattık, lambaderin ışığıyla oturduk. Gerçekten de Doğaç geceyi gündüzü çok erken öğrendi. Bir diğer konu da giydirme konusu. Aslında bu konuya başka bir postta detaylı olarak yer vermek istiyordum ama uykuyla bağlantısı olduğu için kısaca söz edeceğim. Bebeklerinizi çok giydirmeyin. Bizim evimiz çok sıcak oluyordu 27 derece gibi. Kat kaloriferi olduğu için ısıyı ayarlamak zordu. Ben de giydirmiyorum tabi böyle olunca. Allah'a çok şükür ne terlettim ne de üşüttüm. Tabi terlemeyince bunalmadı ve uykuları da düzenli oldu. Bebeklerinizin ve çocuklarınızın gündüz uykularını da ihmal etmeyin. Gündüz uyutursam uyumaz demeyin. Bebeğinizin işaretlerini doğru algılarsanız onu doğru zamanda gündüz uykusuna yatırıp yine doğru zamanda gece uykusuna geçmesine yardımcı olursunuz. Unutmayın uyku, uykunun mayasıdır. 
         Umarım sizler için faydalı bir yazı olmuştur. Bütün bebeklerin mışıl mışıl uyuması dileğiyle :) 




15 Ağustos 2013 Perşembe

Kolay Pandispanya Tarifi

          İlk defa blogumda bir tarife yer vereceğim. Bu pandispanya tarifi benim her pasta yapışımda uyguladığım çok kolay bir tarif. Hepimizin tarif defterinde mutlaka kolay bir pandispanya tarifi vardır. Benim tarifimi de çoğunuz zaten biliyor olabilirsiniz. Yine de bilmeyenler için bu tarifi sizlerle paylaşmak istedim. Yaptığım pandispanyanın fırında ve piştikten sonraki fotoğrafını paylaşabiliyorum çünkü pasta yapıldıktan sonraki halinin fotoğrafı maalesef yok elimde. Bu pandispanyayı geçtiğimiz yılbaşında yılbaşı pastası için hazırlamıştım. Umarım tarifi denedikten sonra sizler de memnun kalırsınız.


     İşte kolay pandispanyanın tarifi :
     
            4 yumurta
            4 fincan un
            2,5 fincan şeker
            1/2 kabartma tozu

       • Yumurta ve şekeri yaklaşık 10 dk iyice köpürene kadar mikserle çırpıyoruz. Bu kısım pandispanyanın kabarması açısından çok önemli. Beyaz köpükler olana kadar çırpılacak. 
       • Daha sonra unu ve kabartma tozunu ekliyoruz. Ben unu elemeyi tercih ediyorum. Ekledikten sonra mikserle çok fazla hızlı olmamak kaydıyla tekrar karıştırıyoruz. 
       • Karışımı bekletmeden kalıbımıza döküp her tarafının eşit olması için kalıbı sağa sola yavaşça sallıyoruz.   
       • 180 derece fırında yaklaşık 40 dk pişiriyoruz. 
       •  İlk yarım saat dolmadan kesinlikle fırınımızın kapağını açmıyoruz ki pandispanyamız sönmesin. Daha sonra pişip pişmediğini bir kürdan yardımıyla kontrol edebilirsiniz. 
          
                                   AFİYET OLSUN...

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Smart Trike Üç Tekerlekli Bisiklet


            Doğaç'a almış olduğumuz ve memnun kaldığımız ürünleri daha önce yazmaya başlamıştım takip edenler bilirler. Şimdi yine sizlere yeni aldığımız smart trike bisikletten söz etmek istiyorum. 
            Uzun zamandır bu tarz bir bisiklet almayı istiyorduk ama marka konusunda karar verememiştik. Hatta geç bile kaldığımızı düşünüyorduk çünkü Doğaç 20 aylık olmuştu. Neyseki geç kalmamışız. Bu nedenle Smart trike ilk tercihimiz oldu. Smart trike bisikletlerin genel özelliklerinden bahsedecek olursak 10. aydan itibaren kullanılabilen bir bisiklet. Çocuğunu büyüdükçe bisikletin aparatları çıkarılabiliyor. En son 3 tekerlekli bir bisiklet haline geliyor. Böylelikle rahatlıkla 3 yaşına kadar kullanılabiliyor. Dokunmatik direksiyon özelliği sayesinde de manevra kabiliyeti çok yüksek. Fakat bu bisikletlerin her modelinde ebeveyn kontrolü yok. Benim beğendiğim modelinde ebeveyn kontrolü olmaması eşim için bir eksiydi. Ebeveyn kontrolü ne derseniz bu tür bisikletlerin ebeveynin sürmesi için uzun bir kolu var fakat smart trike bisikletin aşağıda görünen modelinde bu kol bisikleti sağa-sola döndürmüyor kontrol ya çocukta ya da kilidini kapatıp çocuğa da vermeseniz oluyor kontrolü ama bu sefer de sağa sola dönüşlerde biraz zorlanılabiliyor. 
           Bu modelin benim bulabildiğim 4 farklı rengi var. Ben 3. Resimdeki kırmızı turuncu olanı beğenmiştim unisex bir renk olduğu için ama yukarıda yazdığım sebepten dolayı eşim bu modeli değil de aşağıda resmini eklediğim bir üst modelini almak istedi. 
            Bu 2 model arasındaki farklar daha önce de yazdığım gibi ebeveyn kontrolünün olması ve oturma yerinde çıkarıp yıkanabilir koltuk yastığının bulunması. Biz bu bisikleti alırken Doğaç yanımızda yoktu. Sürüşünü denemek için başka bir aileden rica ettik meğer onlar da bu bisiklete bakıyorlarmış. 2 model arasındaki fark kullanılınca daha iyi anlaşılıyor. Gerçekten ebeveyn kontrollü olanı kullanmak daha rahat. Biz smart trike bisikletimizi Joker Mağazası'ndan aldık. Sizler de dilerseniz gidip görerek,  dilerseniz de online olarak satın alabilirsiniz. Doğaç sevdi mi bisikletini derseniz üzerinden inmek istemiyor. Bebek arabasıyla dışarı çıktığımızda mutlaka inmek isteyen Doğaç bu bisikleti çok sevmiş olacak ki hiç öyle bir talepte bulunmuyor hatta durduğumuzda kızıyor :) Yani biz Smart Trike bisikletimizi çok sevdik, iyi ki almışız dedik :) Şimdi sizleri Doğaç ve bisikletiyle başbaşa bırakıyorum  :)