12 Eylül 2013 Perşembe

Ton Balıklı Makarna Ama Biraz Farklı :)

         Bu makarna eşimle benim favori yemeğimizdir aslında. Doğaç doğmadan önce çok sık yerdik. Alırdık tabaklarımızı elimize, filmimizi de açardık ohhh :)) Bu makarnanın tarifini mersinli bir arkadasım vermişti. İsmi Ezgi. O nerden aldı bu tarifi bilemiyorum. O yüzden ondan başka kaynak da gösteremiyorum. Şimdi gelelim makarnamızın tarifine.
    
      Malzemeler;

         1 paket penne makarna 
         1 kutu mısır
         2*160 gr ton balığı
         4 adet konserve közlenmiş kırmızı biber 
         6-7 adet kornişon turşu
         2 diş sarımsakö
         5-6 yemek kaşığı mayonez
         1 tatlı kaşığı hardal (isteğe bağlı)

     Hazırlanışı; 
        
           Makarnayı haşlayıp süzüyoruz. Rendelediğimiz 2 diş sarımsağı makarnamız sıcakken içine atıp karıştırıyoruz. Ayrı bir yerde közlenmiş kırmızı biberleri küp küp doğruyoruz ve makarnamıza ekliyoruz. Mısırımızı, ton balığımızı, küçük küçük doğradığımız kornişonlarımızı da ekledikten sonra karıştırıyoruz. Son olarak mayonezimizi ve hardalımızı ekleyip karıştırıyoruz.İşte bu kadar. Ton Balıklı makarnamız hazır :) Biz eşimle hardal eklemeden yapıyoruz. Siz de damak tadınıza göre karar verirsiniz. Diğer malzemeleri de arttırıp azaltabilirsiniz. 
    
                               AFİYET OLSUN :)




8 Eylül 2013 Pazar

Gezmeler :)

          Saat 03:00 ve benim bu saatte post yazasım tuttu :) Bugün neler yaptık onlardan bahsedeyim dedim ben de. Bol resimli bir post olacak bu seferki :)
          Her çocuk gibi Doğaç da gezmeyi çok seven bir çocuk. Bütün gün dışarda olsa rahatsız olmaz o derece. Biz de soğuk havalar gelmeden bol bol dışarı çıkıyoruz. Her haftasonu Gerze'ye geliyoruz zaten. Memleketim diye demiyorum havası bir başka buranın. Eylül ayının gelmesiyle sonbahar kendini baya hissettirdi, sıcaklıklar düştü. Şansımıza bugün Gerze'de hava çok güzeldi. Dışarı çıkınca önce biraz bisikletimizle gezdik. Daha sonra denize karşı bir cafede oturup çayımızı yudumladık. Gerçekten deniz gibisi yok. Önceden hiç anlamazdım değerini. Boyabat'a taşındıktan sonra resmen burnumda tüter oldu. Cafenin sahipleri Doğaç'ı çok sevdiler.  Bir baktık oynaması için araba vermişler. Doğaç tabii çok mutlu oldu. O ara baktık uykusu geliyor hadi dedik eve gidelim. Eve yaklaştık arabada uyuyakaldı. Eve çıksak kesin uyanacak. Ben de söz konusu Doğaç'ın uykusu olunca çok titizleniyorum. En iyisi dedik arabasına koyalım, o uyurken biz de sahilde oturalım. İyi ki de öyle yapmışız. Bu sayede sahilde yeni bir çay bahçesi keşfettik. Denize sıfır konumda, çok güzel bir yerde. Orada denize bakarak Doğaç uyanana kadar oturduk. Doğaç uyanınca da evimize geldik. Evimiz diyorum ama annemlerin evi :) 
          Evet bugün bizim günümüz böyle geçti. Her günümüz böyle güzel ve mutlulukla geçer inşallah. Şimdi sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum ve uyumaya gidiyorum. İyi geceler ;)