19 Mayıs 2012 Cumartesi

Yarı yaş günümüz :)

            Evet :) Bugün bizim yarı yaş günümüz. Bugün tam 6 ayımızı doldurduk ve 7.ayımıza girdik. Maşallah bize. Ne kadar da çabuk geçti zaman. Sanki daha dün doğum yapmış gibiyim.
           Bugün aşılarımızı da olduk. 1 tanesi ağızdan, 3 tanesi de bacaktan. Umarım ateşimiz çıkmaz. Şu anda uyuyoruz  inşallah ilerleyen saatlerde de böyle olur. Her ihtimale karşı biraz ateş düşürücü verdim. Çünkü bu aşılardan sonra sadece ateş değil lokal ağrı da olabiliyormuş. O yüzden verdim. Diğer aşılarımızda ateşimiz çıkmadığı için vermemiştim. Sürekli kontrol ediyorum.
           Alttaki resim bugün çekildi, öğlen uykusunu uyumadan önce. Ben onu yatağına yatırdım, beşiğini biraz sallamaya başladım uyuması için bir de baktım ki yan korumasını kaldırmış bana gülüyor. Sabahları Doğaç uyandığında babamız da kalkıyor işe gitmek için o sırada yan korumayı açıyor Doğaç beni görsün diye. Öğrenmiş miniğim kendi açıp bakıyor bana. :)
          Canım oğlum iyi ki doğurmuşum seni. Allaha binlerce kez şükrediyorum seni bana verdiği için. Allahım sana uzun, sağlıklı ömürler versin. Seni çok seviyorum miniğim...

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Anneler Günümüz Kutlu Olsun :)

            Sen gelince ben en çok sevmeyi öğrendim… Doyasıya, içine sokarcasına, her şeyden vazgeçercesine sevmeyi… Seni ilk kez göğsüme koyduklarında sıcaklık ne demekmiş onu öğrendim..
Senin sıcaklığını, aylar sonra düşündüğümde hala sol kolumda hissettiğim aynı yakıcılıktaki sıcaklığını…Uykusuzluk ne demekmiş öğrendim. İlk doğduğunda her yarım saatte bir uyanıp nefesini dinlemeyi… Seni mışıl mışıl uyurken seyretmenin dünyadaki en tatlı uykuya bile bedel olduğunu…Sahip olmayı… Dünyadaki her şeye sahipmişçesine gururla bakmayı, bir mucize meydana getirmenin ve ona sahip olmanın muhteşemliğini... Kendinden başkasının sorumluluğunu almayı ve bunun nasıl da heyecan verici ve korkutucu olabileceğini… Hayatta ilk defa “Başarabilecek miyim? “ sorusunu sormayı… Gülmeyi öğrendim sonra, gerçek bir kahkaha atmayı… Uyuman için gözünün içene bakıp, fazla uyuduğunda ise kokunu özledim… Özlemeyi öğrendim…Mutluluğu öğrendim.. Delicesine mutlu olmayı… Her akşam kafamı yastığa koyup şükretmeyi… Huzuru öğrendim… Sen yatağında uyurken, odamıza yayılan bebek kokusundaki huzuru… Eşimi yalnızca aşık olduğum adam olarak değil, senin baban olarak sevmeyi öğrendim.. Beni anne yaptığı için daha çok daha çok sevmeyi öğrendim… Acele etmeyi öğrendim… Yemek yaparken, duş alırken, tuvaletteyken… Hayatı acele yaşamayı ve geri kalan tüm zamanımı sana verebilmeyi öğrendim… Gözyaşının içimi nasıl da acıtabildiğini… Ağlamaman için her türlü şaklabanlığı yapabileceğimi öğrendim… Kıskanmayı öğrendim… Herkesten ve her şeyden kıskanmayı… Seni kimseyle paylaşamayacağımı… Annemi anlamayı… Ona kızmamayı ve teşekkür edebilmeyi öğrendim… Zamanın acımasızlığını öğrendim.. Şimdilerde tek bir bacağının bile içine sığmayacağı küçücük tulumlarının, bir gün bana destan yazdırabilecek kadar anlamlı olduğunu… Zamanın geçtiğini… Senin büyüdüğünü ve geçen hiçbir anın geri gelmeyeceğini… Hayat ne demekmiş yaşamak ne demekmiş sen gelince öğrendim bebeğim…
Annelik gerçekten müthiş birşey... Başta kendi annem olmak üzere bütün annelerimizin anneler günü kutlu olsun...


 

13 Mayıs 2012 Pazar

         Nasıl anlatsam, nereden başlasam
      Duygu, biraz duygu
      Bütün isteğim buydu....



      Doğum sonrası sendromu dedikleri şey ben de biraz geç ortaya çıktı ama çıktı. Hiç düşünmezdim ama birden bire kendimi içinde buluverdim. İnsanın içinden hiçbir şey yapmak gelmemesi ne demekmiş anladım ama hiçbir şey.. Karamsarlık kaplamıştı sanki bütün ruhumu. Neyseki kendimi toparlayabildim. Tembelliğime son verebildim. Sizleri çok özledim. Ama bu durumda da içimden nasıl hiçbir şey yapmak gelmediyse, buraya yazmakta gelmedi. Umarım çok uzak kalmamışımdır sizlere. Bulduğum tüm boş vakitlerimi sizlerin sayfalarını okumaya ve yeni takipçilerimi takip etmeye harcayacağım.